İSTANBUL’UN TARİHİ ALANLARI İÇİN ÜSTÜN EVRENSEL DEĞER BEYANI

2011 Paris toplantısında kabul edilen üstün evrensel değer tanımı, kriterlere uygunluk, özgünlük ve bütünlük tanımlamaları aşağıda yer almaktadır.

 

Üstün Evrensel Değer Tanımı

Balkanlar, Anadolu, Karadeniz ve Akdeniz arasına stratejik olarak konumlanan İstanbul, Doğu Roma İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu’na başarılı bir şekilde başkentlik etmiştir ve 2000 yılı aşkın bir süredir siyaset tarihi, dinler tarihi ve sanat tarihine dair birçok önemli olayla ilişkilendirilmiştir. Şehir, kuzeyde doğal bir liman olan Haliç, doğuda İstanbul boğazı ve güneyde Marmara denizi ile çevrili bir yarımada üzerinde bulunur. Üzerinde eski Bizans ve Konstantinapolis’in yükseldiği Tarihî Yarımada, beşinci yüzyılın başında Theodosius tarafından inşâsına başlanan tarihî surlarla çevrilidir. İstanbul’un üstün evrensel değeri, Asya ve Avrupa’nın buluşmasını yansıtan mimarî şaheserlerin eşsiz birleşiminde ve Bizans ve Osmanlı mimarlarının yaratıcı dehaları tarafından oluşturulan benzersiz siluetinde yatmaktadır. İstanbul’un eşsiz ve kendine özgü silueti yüzyıllar boyunca oluşmuş ve engin kubbeleri ile 6. yüzyıl mimarisini ve dekoratif yapısını yansıtan Aya Sofya’yı, 15. yüzyıl Fatih Külliyesini, 19. Yüzyıla kadar eklentilerle geliştirilmiş Topkapı Sarayı’nı, Mimar Sinan’ın önde gelen eserleri olan, 16. Yüzyılın kültürünü ve Osmanlı mimarisini yansıtan Süleymaniye ve Şehzâde Camii Külliyelerini, 17. Yüzyıl eseri Sultanahmet Camii’ni ve 1664’te tamamlanan liman yakınındaki Yeni Camii’nin narin minarelerini içermektedir. Alan’daki üstün evrensel değere sahip dört bölge; Tarihi Yarımada Sarayburnu’ndaki Arkeolojik Park; Süleymaniye Camii külliyesi, çarşıları ve yerel yerleşimi ile Süleymaniye bölgesi; önceden Pantokrator Kilisesi olan şimdiki Zeyrek Camii etrafındaki yerleşim ile Zeyrek Bölgesi ve Theodosius surlarının iki yanında uzanan önceki Blachernae Sarayı kalıntılarını da içeren Kara Surları alanıdır. Bu Alanlar; 17. Yüzyıla ait Sultanahmet ve Sokullu Mehmet Paşa Camileri, 16. Yüzyıla ait Şehzade Camii Külliyesi, 15. Yüzyıl Topkapı Sarayı, Konstantin Hipodromu, Valens (Bozdoğan) Kemeri, AyaSofya, Aya İrini, Küçük Ayasofya Camii (eski St. Sergius Bacchus) Jüstinyen kiliseleri, John II. Comnene gözetiminde İmparatoriçe Irene tarafından yaptırılan Pantokrator Manastırı, 14 ve 15. yüzyıldan kalma mozaik ve resimleri ile Kariye Kilisesi ve hamamlar, sarnıçlar ve sultan türbeleri gibi birçok benzersiz örneği ile imparatorluk dönemlerine ait mimari başyapıtları kapsamaktadır.

Kriter (i) (1984) İstanbul’un Tarihî Alanları, Trallesli Anthemios ve Miletli Isidoros tarafından 532-537 yıllarında tasarlanan Aya Sofya ve Mimar Sinan tarafından 1550-1557 yıllarında tasarlanan Süleymaniye Külliyesi gibi Osmanlı ve Bizans dönemlerine ait eşsiz mimarî başyapıtları içermektedir.

Kriter (ii) (1984) İstanbul’daki anıtsal yapıların, tarih boyunca hem Avrupa hem de Yakın Doğu’daki mimarî, anıtsal sanatlar ve kentsel mekân organizasyonu gelişimi üzerinde dikkate şayân etkileri olmuştur. Bu nedenle 447 yılında inşâ edilen ikinci savunma hattı ile II. Theodosius’un 6.650 metrelik Kara surları askeri mimarî için önde gelen mimarî kaynaklardan biridir. Aya Sofya ise pek çok kilise ve sonraki dönem camileri için bir model olmuş, İstanbul saray ve kilise mozaikleri de doğu ve batı sanatını etkilemiştir.

Kriter (iii) (1984) İstanbul, bir kısmı sanat eserleri ile bağlantılı çok sayıdaki üstün nitelikli yapı türleri ile Bizans ve Osmanlı medeniyetlerine dair eşsiz bir tanıklık üstlenmiştir. Bunlardan bazıları; surlar, mozaik ve freskli kilise ve saraylar, anıtsal sarnıçlar, sultan türbeleri, camiler, medreseler ve hamam yapılarıdır. Süleymaniye ve Zeyrek bölgesinde yer alan önemli dini yapılar etrafında şekillenen geleneksel yerleşim, son dönem Osmanlı şehir dokusunun müstesna örneklerindendir.

Kriter (iv) (1984) Şehir, mimarî ve teknik bütünlük oluşturan ve insanlık tarihi aşamalarına örnek teşkil eden birçok eşsiz eserden oluşmaktadır. Özellikle Topkapı Sarayı ve Süleymaniye Camii Külliyesi, tüm eklentileri ile birlikte (kervansaraylar, medreseler, şifâhaneler, hamam binaları, imârethaneler ve hanedana mensup sultan türbeleri) Osmanlı döneminin saray ve külliyelerine dair üstün örnekler teşkil etmektedir.

 

Bütünlük

19 ve 20. Yüzyılda şehrin büyük değişim ve bozulmalarından korunmuş kısmı olan İstanbul’un Tarihî Alanları, İstanbul’un üstün evrensel değerini yansıtan en önemli özelliklerini içermekte ve listeye kayıt esnasında da halihazırda yürürlükte olan kanunlarca korunmaktaydı. Süleymaniye ve Zeyrek bölgelerindeki geleneksel ahşap evler, listeye kayıt zamanında savunmasız olarak nitelendirilmişlerdir. Değişim baskısına rağmen, o zamandan bu yana alandaki ahşap yapıları korumak ve güçlendirmek için pek çok çaba sarf Edilmiştir. Alanın sosyal yapısında meydana gelen değişiklikler de bu yapıların kullanımını etkilemiştir. Kentsel doku, bakımsızlık ve değişim baskısıyla tehdit altında ulunmaktadır. Büyükşehir Belediyesi bozulmuş kısımların canlandırılması için alanın ıslah edilmesi konusunda girişimde bulunmaktadır. Süleymaniye ve Zeyrek bölgelerinin canlandırılması uzun soluklu bir projedir ve uzun, dikkatli bir temizleme, koruma ve restorasyon süreci gerektirmektedir. Ticarî alanlardaki birtakım küçük değişiklikler haricinde Süleymaniye Külliyesi, yapısal ve mimarî bütünlüğünü korumaktadır. Eskiden Pantokrator Kilisesi olan Zeyrek Camii birçok depremden etkilenmiştir. Dört tarihî alanda bulunan önemli anıtsal yapıların ve arkeolojik kalıntıların bütünlüğü büyük ölçüde bozulmamış haldedir, ancak yönetim planının olmaması yüzünden savunmasız durumdadır. İlgili mercîler tarafından onay sürecinde olan yönetim planıyla, alan içindeki sorunların aşamalı olarak belirlenmesi ve çözülmesi amaçlanmaktadır. İstanbul’un Tarihî Alanları’ndaki yerleşme ve kentin eşsiz silueti gelişim karşısında savunmasızdır.

 

Özgünlük

 Anıtlar ve geleneksel konutların, tescil altına alındıktan sonra yapılan tasarım ve kullanılan yapı malzemelerinden dolayı, İstanbul’un Tarihî Alanları’nın üstün evrensel değerini ifadesinde göreli bir azalma olmuştur. Tarihî Yarımada’daki yerleşimlerle ilgili koruma ve restorasyon çalışmaları, merkezi ve yerel yönetimler ve aynı zamanda yasal değişikliklerle sağlanmış malî fonlarla yeni oluşturulmuş kurumlar tarafından idare ve takip edilmektedir. Yerleşimi ve kendine özgü silueti ile Tarihî Yarımada, alanın üstün evrensel değerini ifade etmeye devam etmektedir. Bununla birlikte geniş çaplı sahil yerleşimlerinin, bu üstün evrensel değer ifadesini sürdürebilmesi, gelişimlerinin silueti tehdit etmemesine bağlıdır.

 

Üstün Evrensel Değeri Sürdürebilmek İçin Gereken Yönetim ve Koruma 

İstanbul’un Tarihî Alanları ulusal mevzuat ile yasal koruma altındadır. Dünya Miras Alanları’nı koruyacak özel bir planlama mevzuatı mevcut değildir. Alanın korunması ve muhafazası için sorumluluk merkezî yönetim (Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü, Vakıflar Genel Müdürlüğü), yerel yönetimler ve birçok devlet kurumu arasında paylaştırılmıştır. Tescilli yapılar ve koruma alanlarında yapılacak fiziki müdahaleler ve işlevsel değişimler Koruma Kurulu’nun onayına tâbidir.İstanbul Sit Alanları Alan Yönetimi Başkanlığı 2006 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi bünyesinde, Dünya Miras Alanları’nın yönetim planlama sürecini koordine etmek amacı ile kurulmuştur. İstanbul Sit Alanları Alan Yönetimi Başkanlığı’nın faaliyetleri bir Danışma Kurulu ile Eşgüdüm ve Denetleme Kurulu tarafından desteklenmektedir. Ayrıca bir alan başkanı da atanmıştır. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde de Türkiye’de bulunan Dünya Miras Alanlarının idari işlerini koordine etmek, Dünya Miras Konvansiyonu ve Uygulama Rehberi’nin uygulanması için ilgili makamlarla işbirliği sağlamak üzere ayrıca bir bölüm yapılandırılmıştır. Zeyrek, Süleymaniye ve Karasurları için ilk koruma planları 1979 ve 1981 yıllarında hazırlanmış ve onaylanmıştır. Dünya Miras Alanları’nı da içeren yeni Koruma Planı, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nce kabul edilmiş ve onay için Koruma Kurulu’na sunulmuştur. Topkapı Sarayı, Aya Sofya ve Süleymaniye’yi içeren Tarihi Yarımada’nın etkileyici silueti, planlama ilkeleri ile korunmaktadır. Yasal koruma ve idarî yapı, varlığın uygun bir şekilde korunması için yeterlidir. Ayrıca merkezî yönetim, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İl Özel İdaresi, Vakıflar Genel Müdürlüğü ve yerel yönetimlerin yıllık bütçelerine ek olarak, Avrupa Kültür Başkenti kampanyasının bir parçası olarak alandaki restorasyon ve koruma projelerine büyük bir bütçe ayırmıştır. Tarihî Yarımada’da değişim ve koruma arasında denge oluşturmak hassas bir konudur. İlgili mevzuata uygun olarak tüm paydaşların işbirliğiyle hazırlanmakta olan Yönetim Planı bu hususu vurgulayacaktır. Plan, şehrin trafik ve ulaşım planını, kentsel yeniden yapılanma stratejisini ve turizm yönetimini belirleyecek, inşaat faaliyetlerinin ve altyapı projelerinin, varlığın üstün evrensel değerini gözetecek uygun bir çerçeve temin edecektir. Plan ayrıca koruma ilkeleri, restorasyon ve rehabilitasyon standartları, yönetim sorumlulukları, erişim, ziyaretçi yönetimi, alanın algılanmasını ve günlük yaşam kalitesini arttıracak ilkelerle risk yönetimi, bilincin arttırılması ve eğitim ilkelerini de kapsamaktadır. "İstanbul’un Tarihi Alanları" adıyla 1985 yılında Dünya Mirası Listesi’ne kaydolan Dünya Mirasıı varlığımız, Sultanahmet Arkeolojik Park, Süleymaniye Camii ve Çevresi Koruma Alanı, Zeyrek Camii (Pantokrator Kilisesi) ve Çevresi Koruma Alanı ve İstanbul Kara Surları olmak üzere dört bölgeden oluşmaktadır.

Tarihi Yarımada Yönetim Planı içinde yer alan farklı Dünya Mirası Sınırlarının tespiti, başvuru dosyamıza esas olan Koruma Bölge Kurulu kararları ve eklerinde yer alan sınırların Dünya Mirası sınırları ile örtüşmediği görülmüştür.

 

Dünya Mirası Alanlarının sınırlarının kesin tespiti için yapılan çalışmalar sonrasında hazırlanan Dünya Mirası Sınırları Teklif dosyası, Dünya Mirası Komitesine sunulmuş ve 2-12 Temmuz 2017 tarihleri arasında Krakov'da gerçekleşen 41. Dünya Mirası Komitesi toplantısında, “Türkiye, İstanbul’un Tarihi Alanları’nın sınırlarına dair önerilen küçük sınır değişikliğini onaylar” kararı (41COM8B.48) alınmıştır.

 

İstanbul'un Tarihi Alanları Dünya Mirasıı Alanı sınırları çeşitli versiyonları ile aşağıda yer almaktadır.

 

İndirmek İçin Tıklayınız

 

• İstanbul'un Tarihi Alanları CAD versiyonu

• İstanbul'un Tarihi Alanları NCZ versiyonu    

• İstanbul'un Tarihi Alanları SHP versiyonu

• İstanbul'un Tarihi Alanları JPG Versiyonu